top of page

Tutukluluğa İtiraz Dilekçesi

Güncelleme tarihi: 12 May 2023

T.C.

İSTANBUL … SULH CEZA HAKİMLİĞİNE


DOSYA NO :


TUTUKLAMAYA İTİRAZ

EDEN ŞÜPHELİ :


VEKİLLERİ : Av. Buse ÜLKER

Av. Cankat Eren KARAHAN


KONU : İstanbul … Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen … tarihli tutuklama kararına karşı itirazlarımızdan ibarettir.


AÇIKLAMALAR


1-Müvekkil hakkında, nedenleri aşağıda detaylı olarak açıklanacağı üzere, yasaya aykırı olarak tutuklama kararı verilmesi sebebiyle işbu dilekçeyi yazma gerekliliği hasıl olmuştur.


2-Ceza Muhakemesi Kanunu, tutuklamayı açıkça bir güvenlik tedbiri olarak nitelendirmekte ve tutuklama tedbirinin uygulanabilmesini sıkı şartlara bağlamaktadır. Nitekim tutuklama tedbirinin hangi hallerde uygulanabileceği ilgili 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. Maddesinde açıkça sayılmaktadır:


5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu md.100

Tutuklama nedenleri

Madde 100 – (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.

b) Şüpheli veya sanığın davranışları;

1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,

2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,

Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.


… tarihinden bu yana, hakkındaki soruşturmayı nihayete erdirmek amacıyla herhangi bir işlem yapılmaksızın tutuklu bulunan müvekkile karşı tutuklama tedbirinin bir güvenlik tedbiri olarak uygulanmadığı; aksine tutuklama işleminin müvekkili cezalandırmak amacıyla uygulandığı açıktır. Bu durumun yasaya aykırılık teşkil ettiği aşikardır.


3-MÜVEKKİLİN KAÇMA VEYA DELİL KARARTMA ŞÜPHESİ OLDUĞUNA DAİR HERHANGİ BİR SOMUT DELİL BULUNMAMAKTADIR.


Dosya kapsamında bulunan emniyet tutanakları ve kriminal inceleme evraklarından da anlaşılacağı üzere, MÜVEKKİLE ATILI SUÇ HAKKINDA ASLİ DELİLLERİN TOPLANMIŞ OLDUĞU AŞİKARDIR. Kaldı ki emniyet tutanaklarında sabit olduğu üzere müvekkil, ilgili delilleri rızaya dayalı olarak teslim etmiş ve polis ekiplerine herhangi bir mukavemet göstermemiştir. Başka bir ifade ile müvekkilimin kuvvetli delil karartma şüphesi taşıdığına dair herhangi bir somut delil bulunmamaktadır.

Öte yandan müvekkilin kendisine ait güncel bir pasaportu dahi bulunmamaktadır. Olay tarihinden gözaltına alındığı ve tutuklandığı güne değin herhangi bir kaçma girişiminde de bulunmamıştır. KANUNUN AÇIK HÜKMÜ KARŞISINDA MÜVEKKİLİN KAÇMA VEYA DELİL KARARTMA ŞÜPHESİ OLDUĞUNA DAİR HERHANGİ BİR SOMUT DELİL BULUNMAKSIZIN TUTUKLU OLMASI HUKUKA VE YASAYA AYKIRI NİTELİKTEDİR.


4-Müvekkilin kaçma veya delil karartma şüphesi olduğuna dair bir somut delile dayanılmadan tutuklu bulunması, AİHS md.5 kapsamında düzenlenen ve korunan özgürlük ve güvenlik hakkının da açık ihlali anlamına gelmektedir. Bilindiği üzere Ceza Hukuku, insan haklarıyla bağlantısı sebebiyle sıkı bir kanunilik ilkesi gözetmekte ve keyfiyete izin vermemektedir. Müvekkile karşı takınılan tutum yasadan uzak olmakla birlikte tutuklamanın keyfi olarak uygulandığı endişesini yaratmaktadır. BAŞKA BİR DEYİŞLE TÜRK HUKUKUNDA OLDUĞU KADAR ULUSLARARASI HUKUKTA DA SIKI ŞARTLARA BAĞLI OLARAK UYGULANAN TUTUKLAMA GÜVENLİK TEDBİRİNİN HERHANGİ BİR SOMUT DELİLE DAYANILMAKSIZIN MÜVEKKİLE UYGULANMASI HUKUKU VE YASAYI AÇIKÇA İHLAL ETMEKTEDİR.


5-Yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere müvekkil hakkında tutuklama tedbirinin uygulanmasını zorunlu kılan herhangi bir somut delil bulunmadığı gibi ilgili adli makamlar tarafından tutuklamanın neden zorunlu olduğuna ve adli kontrol tedbirinin neden yetersiz kalacağına ilişkin herhangi bir gerekçelendirme de yapılmamıştır.


NETİCE-İ TALEP : Yukarıda açıklanan ve Sayın Hakimliğinizin re'sen değerlendireceği hususlara istinaden:

1-Haklı itirazlarımızın KABULÜNE,

2-Müvekkilin tutukluluk haline son verilerek BİHAKKIN TAHLİYESİNE,

3-Hakimliğiniz aksi kanaatte ise müvekkil hakkında BİR VEYA BİRDEN ÇOK ADLİ KONTROL HÜKMÜ UYGULANARAK SERBEST BIRAKILMASINA, karar verilmesini saygılarımızla ve vekaleten talep ederiz.



ŞÜPHELİ VEKİLLERİ

Av. Cankat Eren KARAHAN &

Av. Buse ÜLKER


3 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page